"Havada Uçuşan Gazete Parçasını Tutup Okurdum"

 Tarih: 27-03-2017 13:30:34
Dedektif Bol Bel'in Serüvenleri, Gohor, Kahraman Korkak Babam gibi çocuk kitaplarının yazarı olan Aşkın Güngör Çanakkale'deki çocuklarla buluştu. Kütüphaneler Haftası nedeniyle Çanakkale İl Halk Kütüphanesi'nin düzenlediği etkinlikler kapsamında,Yazar Güngör Çanakkale'deki okullara giderek, çocuklarla sohbet etti.

Çanakkaleli çocuklar tarafından ilgiyle karşılanan Yazar Aşkın Güngör ile kitap ve yazarlığı üzerine bir röportaj yaptık. Aşkın Güngör kendi yazma serüvenini anlatarak, Türkiye'deki kitap okuyucusunun kalitesi hakkında düşüncelerini gazetemizle paylaştı.
Yazarların kitap yazma serüvenine nasıl başladığını bilmek, kitap yazmak isteyenlere destek oluyor. Siz kitap yazma serüvenine nasıl başladınız?
İşin aslı bu tip benzer sorulara şu şekilde bir giriş yapıyorum. İki çeşit insan olduğuna inanıyorum. Yazar olmak için doğanlar ve ileride yazar olmak için kendi gayretleri ile çabalayanlar... Kimi insanlar yazar olmak için doğmuş gibi, ilham ile yazıyor. Bu çok artı bir özellik gibi söylemiyorum ama huyları bu oluyor. Ben biraz bu tür içerisinde yer alıyorum. Kendimi bildiğim andan itibaren şiirler, öyküler yazıyorum. Büyüklerimin anlattığına göre, yazmadığım zamanlarda da insanlara hikayeler anlatıyormuşum. Elim kalem tutmaya başladıktan sonra  sürekli yazmaya başladım. Hatta bir dönem çizerek anlatmaya gayret ettim,çizgi romanlar çizdim. Yani demem o ki, nefes aldığım andan itibaren hep öyküler anlatan bir adam olmuşum ve daha sonra bu öyküleri yazarak insanlarla paylaşma dönemim geldi. Bütün bunların başında hepsinden önemli olanın okuma serüveni olduğunu düşünüyorum. Ben okumayı seven çocuklardandım. Benim çocukluğumu geçirdiğim dönem 80'li yıllara denk geliyordu ve o dönemde dijital  hayatı bulmak imkansız olduğu gibi tek kanallı, siyah beyaz bir televizyon vardı. Bu dönemde TRT’nin seçtiği bir takım bilim kurgu dizilerinin hayal gücüme çok katkısı oldu. Ayrıca bulduğu her şeyi okuyan biriydim. Havada uçan gazete parçasını tutar onu bile okurdum ve çok keyif alırdım. Daha sonra tüm bu okuduklarım ve düşüncelerim kafamda yepyeni dünyaların dönmesine neden oldu ve onları yazmadığım zaman patlayacak gibi oluyorum.Bir nevi beynimde kaşıntı varmış gibi. Kafama gerçek hayatta olmayan karakterler geliyor ve onları ordan çıkartmak adına yazmaya başlıyorum. Kendimi profesyonel anlamda yazarlığa hazırladığımda o bahsettiğim hayal karakterlerini kağıda dökmeye başladım. Benim yazarlık serüvenim bu şekilde başladı.
Bazı kitap yazmak isteyenler, kötü yazma korkusu veya devamını getirememe takıntısı yaşayabiliyorlar. Siz de kitaplarınızı yazarken böyle anlar yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız bu durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz? 
Bana da oluyor tabi ve defalarca da oldu. O niyetle yarım bıraktığım kitaplarım var. Yarım bırakmaktan kastım o kitabı tamamen ölüme terk etmek değil. Her kitabın anlatılması gereken bir zamanı olduğunu düşünüyorum.Yayımlanan yirmiden fazla kitabımın içinde çok ciddi sıkıntıya uğrayıp, yarım bıraktıklarım olmuştu. Ama kimisinden üç ay kimisinden üç yıl zaman geçtikten sonra elime tekrar aldım ve yarım kalan kitabımı bitirdim. Demem o ki, anlatılması gereken bir öyküyse ki, yazmaya başladıysanız yüzde doksan ihtimalle öyledir, o öykünün bir tıkanma noktası olabilir. O tıkanma noktasından çıkma yollarını aramak lazım. Karakter tıkanmış olabilir, çok sıradan şeyler yazıldığı veya çok saçmalandığını düşünülebilir. Ayrıca eğer yeni yazarsa, hiç kitabı yayımlanmamışsa veya yayımlanmış bile olsa insanlar yazdıklarını tamamen çöpe atmaktan da çekinmemeli. Gerçekten kimi şeyler hiç olmamış, baştan yanlış yazmış  olabilir. Eğer kendi yazdıklarına eleştirel bir gözle bakabiliyorsa o da bir erdemdir. Tavsiyem, o zamanlarda tamamen yazdığını çöpe atsın, bire bir aynı konuyu, başka bir şekilde tekrar anlatmaya gayret etsin. Büyük ihtimalle başarılı olacaktır. Yine de konunun iyi geldiğini düşündüğü ve bir yerde tıkanmışsa beklemeye yani nadasa bıraksın. Bir süre sonra eline alsın ve yine denesin. Zaten kenara bırakılan öykü kendini hatırlatıyor. "Ben burdayım,beni burada unuttun" diyor ve onu ordan çıkartmak gerekiyor. Aslında yazım zamanını kitap belirliyor ama illa ki "Yazmak istiyorum, yazmalıyım bunu,niye yazamıyorum" diye yazmaya küsmek de doğru bir tercih değil. Bir müddet başka bir konuyu yazmayı denemeliler ya da bir süre hiçbir şey yazmayıp okumayı denemeliler. 
Kitap yazmak isteyenler, yazarken nelere dikkat etmesi gerekir?
Özellikle günümüzde Wattpad'in yaygınlaşmasıyla, oradaki kurgulara benzer kurgular yazmaya çalışanlar çok oldu.İnsanlar yazma konusunda popüler örneklerin benzerlerini yazmak gibi gaflete düşebiliyorlar.  "Kötü Çocuk" adlı bir kitap örneği var. Kitap bir anda çok ünlü oldu ve çok sattı ama bu "Kötü Çocuk"un çok fazla kötü taklitleri oldu. Kitabın yazarının çok ünlü olması ve çok satması iyi bir kitap olduğu anlamına gelmez. Hatta bazen çok kötü bir kitap olduğu anlamına da gelebiliyor. Dolayısıyla bir yazarı besleyenin iyi edebiyattan geçtiğini ve hiçbir tür ayırt etmeden kitap okumakla sağlanacağını düşünüyorum. Çocuk romanları da dahil olmak üzere, bildiğimiz çok klasik romanlar olabilir. Dostoyevski'nin, Julie Verne'nin, Kafka'nın eserleri olabilir. Onların her birini okumak daha sonra oradan modern kitaplara akmak ve çok geniş yelpazede edebiyatın ne olduğunu anlayarak okumanın yazarlığa olumlu anlamda katkı sağlayacak  unsurların başında geldiğini düşünüyorum.
Siz kitaplarınızı nasıl ortamda yazıyorsunuz? İlham aldığınız belirli bir yeriniz var mı?
Benim için öncelikle sessizlik ve karanlık. Karanlıktan kastım gece saatleri çünkü öyküyle en iyi bütünleştiğim anları evim sessizken ve gece saatlerinde bulabildim.Üstelik hafif de bir müzik çalıyorsa arkadan, bu beni rahatlatıyor. Bu zamanlarda vahiy gelmişcesine yazdığım çoktur çünkü tamamen öykünün içerisine giriyorum, dış etkenler beni bölmüyor. Zaten bir süre sonra tamamen o karaktere dönüşüyorum. İyi yazarlar empati gücü gelişkin kişilerdir.
"TÜRK OKURUNUN TÜRK YAZARLARINA ÖNYARGISI VAR"
Türkiye'de sizce kaliteli kitap okunuyor mu?
Türkiye'de iyi kitap alıcısı var ama ne kadar iyi okur oldukları tartışılır. İyimserlikle söylüyorum, sadece yüzde yetmişi okuyor aldıkları kitapları. Bu durum kimi zaman mizah dergilerine de konu oluyor. Sadece sosyal medyada paylaşmak için kitap alanlar bile olduğunu düşünüyorum.Bir ara Kürk Mantolu Madonna çok konuşuluyordu. Bir kadın onu şarkıcı Madonna'nın hayatı zannetti ve sanki herkes okuyup bitirmiş gibi birden Kürk Mantolu Madonna kitabının fotoğrafları paylaşılmaya başlandı. Bence büyük ihtimalle o paylaşanların yüzde doksan dokuzu kitabın kapağını bile çevirmemiştir. Ben bunu okumuştum havası vermek adına yapıyorlar bunu. 
Çok iyi okurlarımız var tabi haklarını vermemiz lazım ama şöyle bir sorun var ki, Türk okurunun,Türk yazarları konusunda önyargılı bir tavrı var. Özellikle benim yazdığım roman türü bilim kurgu ve fantastiktir. Gerçek hayatı konu alan romanlarım da var ama yazmayı üretmeyi sevdiğim tür fantastik ve bilim kurgu. Benim gibi bir çok bu türde yazan arkadaşlarımın da karşılaştığı durumlardan biri şudur; "Neden yurtdışındaki insanlardan konu alarak roman yazıyorsun" diye soruyor karşımdaki. Hangi kitabı okuyarak bunu söylediğini sorduğumda piyasadaki kitabın bir ismini söylüyor. "Hangi bölümünü almışım" diye sorduğumda ortaya çıkıyor ki kitabı okumamış bile. "Okumadığın bir yazarı hırsızlıkla nasıl itham edebiliyorsun" dediğim zaman, ağız burun yamultup, bir arkadaşımdan duyduma dönüyor iş. Eğer bu kişi karşımdaysa cevap verebiliyorum ama arkada daha geniş bir kitle var. Sadece kendi adıma değil bu türde yazan tüm Türk yazarları adına söylüyorum,insanlar yabancıdan çalmış da yazmış gibi anlatmaya bayılıyorlar. Türk edebiyatının ilerlememesindeki en büyük neden yazarlardan ziyade okurlar!  Çok basit yabancı aksiyon romanlarını 'en çok satan kitap' yapıyoruz ama ondan kat kat iyi Türk yazarların romanları ikinci baskıya geçemiyor. Türk edebiyatı tanınmış bir kaç yazar üzerinden dönüyor sadece. Bu popüler insanlardan daha iyi yazarlar tanıyorum ama okuyucuların önyargıları yüzünden ortaya çıkamıyorlar.

"POPÜLER KÜLTÜR ZAMAN ZAMAN ADALETSİZ OLABİLİYOR"
Çocuklarının kitap okumasını isteyen ebeveynlere tavsiyelerde bulunabilir misiniz?
Çocukları kitap okumaya teşvik etmeleri gerek fakat zorlamadan. Eğer anne-baba bütün gün televizyon seyredip, elinde cep telefonları ile oturursa çocuktan kitap okumasını beklemesi yanlış olur. Çocuğun okuldan aldığı eğitim önemlidir ama çocuk ebeveynlerin elinde kitap görmediği zaman bunun çok da gerekli bir meta olmadığını düşünmeye başlar. İlk önce ebeveynler kitap okumalılar ve bunu çocuğun yanında yapmalılar. Çok uzun süreler harcamak zorunda değiller ama süreklilik önemlidir. Her gün yarım saat  kitap okumaya zamanlarını ayırsınlar, bunu yapamıyorlarsa haftada bir kaç günü ayırsınlar ve çocukla birlikte o etkinliği yapsınlar.
Çocuk bir kitabı okumakta zorlanıyorsa kesinlikle bitirmesi için zorlamasınlar. Faydası olmadığı gibi daha çok zararı olur. O kitabı bıraksın, beğenebileceği başka kitap alsın. Beğenebileceği bir çok kitap çıkacaktır. Artık çocuklar için çok kitap var. Daha sonra sıkıldığı kitabı tekrar alsın eline. Okumak istemezse yine bıraksın. Bu konuda sabırlı olmak gerekiyor çünkü o bıraktığı kitabı bir süre sonra okumak isteyecektir. Bunun nedeni profesyonel okuyucu olmaya başlayacağı içindir.
Okullarda verilen kitap okuma ödevlerini ne kadar doğru buluyorsunuz? 
Bunu yapmalarının bir kaç nedeni var. Bir tanesi topluluk halinde hareket etmelerini sağlamak. Sorunuzdan, o sınıftaki öğrencilerin hepsi seçilen kitabı sevecek mi ve ilgi gösterecek mi diye sormak istediğinizi anlıyorum. Bu konuda da ortalamaya hitap edilecek kitaplar bulunabileceğini düşünüyorum. Şu şekilde de olabilir, her ay bir kitap türü seçilip bu türden öğrenci sayısı kadar çeşitli kitaplar bulunabilir.Her biri birbirine anlatır. Çok heyecanlı bir şekilde birbirlerine anlatmaya başladıklarında, kitap okuma konusunda heveslerinin artacaklarını düşünüyorum. 

"ÇANAKKALE KÜTÜPHANESİ ESKİ ANLAYIŞI YIKMIŞ"
Kütüphanecilik Haftasındayız ve Çanakkaleli çocuklarla buluşmak için şehrimize geldiniz. Kütüphanelerin farkındalığının arttırılması için sizce neler yapılabilir?
Benim çocukluğumda kütüphaneler sessiz olunması gereken ve gitmek zorunda olunan yerlerdi bu yüzden biz hep kaçardık. Gördüğüm üzere Çanakkale İl Halk Kütüphanesi kütüphanelerin artık böyle olmadığının kanıtlarından biri. Cıvıl cıvıl! Hem çocuğa hem yetişkine,  huzurlu ortam vaadediyor. Dolayısıyla kütüphanelerin kitapla dolu, hayatla dolu  yerler olduğunu insanlara duyurabilmek önemli. Pek çok insanın kütüphane kavramı  benim çocukluğumdaki kütüphane kavramıyla aynı. Ayrıca yetişkinler buraya adım atmadıkça, çocukların eğitimden mesul olan öğretmenler buraya adım atmadıkça çocukların kütüphaneye adım atması bir hayal. Kütüphanelerin ne kadar renkli  yerler olduğunu görmemiz, göstermemiz lazım. Artık eskisi gibi, dış görünüş anlamında da kasvetli yerler değil kütüphaneler. Çocukların bunları anlayabilmesi gerekiyor. Çocuklar bu yaşlarda kütüphanelere aşina olarak büyürlerse, hayatlarının geri kalan kısımlarında ne kitapları hayatlarından çıkarıcaklardır ne kütüphaneleri.. İlerleyen zamanlarda şimdikinden de iyi olacaktır. İlk önce eğitimcilerin sonra ebeveynlerin çocuklarını alıp kütüphanelere getirmeleri gerekmeleri hatta üye yapmaları, üye kartları aldırmaları gerekir. Bazı çocuklar kütüphanenin ne demek olduğunu bile bilmiyor. Çocukları bu konuda suçlayamayız, ilk önce bizler öğretmeliyiz.
Çok teşekkür ederim. Sizin eklemek istedikleriniz var mı?
Ben teşekkür ederim. Benim askingungor.com adlı bir internet sitem var. Benim hakkımda diğer bütün merak edilenleri orada bulabilirler.Ayrıca yazdığım çocuk kitaplarından biri olan Bol Bel'in bolbel.com adlı bir sitesi var.Çocuklarda oraya girip merak ettikleri şeyleri öğrenebilirler.

  Kaynak: Gizem Tuğçe Bayhan   Bu haber 1918 defa okunmuştur.
ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
  Güncel HABERLERİ
Analig müsabakaları sona erdi Analig müsabakaları sona erdi Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) 2017-2018 sezonu voleybol grup müsabakaları 14 O..
Üzerine çıkmadan çalıştırdığı traktörün altında kaldı Üzerine çıkmadan çalıştırdığı traktörün altında kaldı Bayramiç ilçesinde, yağ değiştirmeye götürdüğü traktörünü üzerine çıkmadan çalış..
Evi yanan aileye Çanakkalelilerden destek Evi yanan aileye Çanakkalelilerden destek Kepez’de üç katlı bir evde sobadan çıkan yangında büyük maddi kayıp yaşayan aile..
Betül İşçi Çanakkale Barosu ailesine katıldı Betül İşçi Çanakkale Barosu ailesine katıldı Betül İşçi, düzenlenen törenle yemin ederek avukatlığa başladı. Tören, Baro Başk..
  Ekonomi HABERLERİ
Tümsek’ten Aralık ayı ile ilgili uyarı Tümsek’ten Aralık ayı ile ilgili uyarı Çanakkale SGK İl Müdürü Basri Tümsek personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alı..
Doku kültürüyle firmaların kayıpları azalacak (VİDEO) Doku kültürüyle firmaların kayıpları azalacak (VİDEO) Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Böl..
Zam şampiyonu belli oldu Zam şampiyonu belli oldu Aralık 2017'de en yüksek fiyat artışı yüzde 23,10 ile patlıcanda, en fazla fiyat..
Memur ve emeklilerin alacağı enflasyon zam farkı belli oldu Memur ve emeklilerin alacağı enflasyon zam farkı belli oldu Memur ve memur emeklilerinin yeni yılda alacağı enflasyon farkı zammı ile işçi e..
  Siyaset HABERLERİ
Basın, Demokrasinin Gelişmesi İçin Önemlidir Basın, Demokrasinin Gelişmesi İçin Önemlidir AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, 10 Ocak Çalışan ..
İl Gençlik Kolları Kongresi yaklaşıyor İl Gençlik Kolları Kongresi yaklaşıyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale İl Gençlik Kolları kongresi 14 Ocak 2018..
İyi Parti Merkez İlçe’den kaynaşma yemeği İyi Parti Merkez İlçe’den kaynaşma yemeği İYİ Parti Merkez İlçe yönetimi tarafından düzenlenen akşam yemeği gerçekleştiril..
Öz otel açılışına katıldı Öz otel açılışına katıldı CHP Çanakkale Milletvekili, TBMM Başkalık Divanı Üyesi Bülent Öz, Biga köylerind..
  Spor HABERLERİ
 Başarılı voleybolculardan Kaymakam Can'a ziyaret Başarılı voleybolculardan Kaymakam Can'a ziyaret Çanakkale'nin Biga ilçesinde, Safiye Hüseyin Elbi Mesleki ve Teknik Anadolu Lise..
Lider Umurbey Belediyespor'un rakibi Çanakkale Gençlikspor Lider Umurbey Belediyespor'un rakibi Çanakkale Gençlikspor Basketbol Yerel Lig Büyük Erkekler B Grubu'nda yenilgisiz liderliğini sürdüren U..
Şahinali Terzi Dardanelspor’da Şahinali Terzi Dardanelspor’da Çanakkale Dardanelspor ara transferde 27 yaşındaki başarılı orta saha oyuncusu Ş..
Çanakkale beyaza büründü; üniversiteliler kar topu oynadı Çanakkale beyaza büründü; üniversiteliler kar topu oynadı ÇANAKKALE’de sabaha kadar etkili olan kar yağışı nedeniyle kent beyaz örtüyle ka..
  Dünya HABERLERİ
Bilim adamları açıkladı! Sadakatsizlik geni bulundu... Bilim adamları açıkladı! Sadakatsizlik geni bulundu... İsveçli bilim adamları, erkeklerde uyumsuzluğa, sadakatsizliğe, aile hayatında ..
Bartholomeos, 25. Yılını Gökçeada’da Kutladı Bartholomeos, 25. Yılını Gökçeada’da Kutladı Fener Rum Patriği Bartholomeos’un, patrik seçilişinin 25'inci yılı nedeniyle Çan..
Kadınlar Kütüphane Haftasında Sokakta Kitap Okudu Kadınlar Kütüphane Haftasında Sokakta Kitap Okudu AK Partili kadınlar, Kütüphane Haftasını sokakta kitap okuyarak kutladı.
Apple en yüksek kar rekorunu kırdı Apple en yüksek kar rekorunu kırdı Apple, ilk çeyreğinde 18,4 milyar dolar kar elde ederek, dünya çapında halka açı..
  Yerel HABERLERİ
Biga'da deve güreşleri heyecanı Biga'da deve güreşleri heyecanı Çanakkale’nin Biga ilçesinde, yılın en büyük deve güreşi organizasyonu olan 3’nc..
Çanakkale'de  kaçak göçmenleri taşıyan bot battı! 1 ölü Çanakkale'de kaçak göçmenleri taşıyan bot battı! 1 ölü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Sivrice mevkiinden Yunanistan'ın Midilli Adası'na g..
resim yok İŞTE ÇANAKKALE GAZETESİ İŞTE ÇANAKKALE GAZETESİ
Boğaz Köprüsü İçin Çalışmalar Başladı Boğaz Köprüsü İçin Çalışmalar Başladı Lapseki ile Gelibolu ilçelerimiz arasında yapılması planlanan boğaz köprüsünün f..
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI