“Tabletle oynayan çocuk zeki çocuk sayılmaz”

 Tarih: 09-05-2017 14:42:13
Çanakkale’de Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı olan Zeynep Handan Ağılönü günümüzde çocuğun eğitiminin önemine vurgu yaparak, çocuk gelişimi hakkında tavsiyelerde bulundu. Ağılönü, çocuk gelişimi hakkında gazetemize yaptığı özel açıklamalarla ailelere bir uzmanla çocuk büyütmenin öneminden bahsetti.

Ailelere tavsiyelerde bulunan Ağılönü, “Telefonu ortada tutmayın, kaldırın rafa. O zaman çocuk bir ister, iki ister, üçüncüde vazgeçer. Aileler de artık oyun oynamayı bilmiyor. Anneyle görüşürken baba ve çocuğu içerde oyun odasına alıyorum,  bir bakıyorum baba oturmuş telefonla oynuyor çocuk içerde ne kadar oyuncak varsa talan etmiş. Halbuki, baba otursa karşısına hadi şunlarla oynayalım dese çocuk da oynayacak. Aileler çocuklarıyla oyun oynamaya başlamaları gerek” dedi.

Zeynep Handan Ağılönü, pedagogu tanımlayarak, çocuk gelişimi hakkında ailelere tavsiyelerde bulundu. Ağılönü meslek hakkında yaptığı açıklamada, “Pedagog çok eskiden kalan bir tanım, duyusal bütün gelişim alanları hakkında bilgi sahibiyiz. Bir çocuk gelişimci fiziksel hastalık dâhil tanım koyabilir ama asla ilaç yazamaz. Çanakkale’de çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanıyım dediğimde kimse bilmiyor. Bizler Sağlık Bakanlığına bağlı olarak çalışıyoruz. Çocuk anatomisini ve çocukların tıbbî hastalıklarının eğitimlerini aldık” diye konuştu.

Ağılönü, “Anneler hamileliklerinden itibaren gelip, çocuklarını nasıl düzgün yetiştireceklerini, hangi davranışlarını kontrol edeceklerini bizlerle beraber öğrenebilirler. Ailelerin, çocuğun gelişiminde, göz kontağı kuruyor mu, ellerini kullanıyor mu, ne zaman destekli oturmaya başladı, hangi sesler çıkıyor bunları öğrenmeleri gerekiyor. Çocukların her döneminde yapması gerekenler bellidir ve bunun için çocuklara belli uyaranlar verilmelidir. Bir çocuk gelişimi ve eğitim uzmanı, ilk önce normal bir çocuğun gelişimini takip eder, eğitimde verecekleri konusunda aileyi aydınlatır. Zihinsel engelli çocukların da tanısını koyar, onların gelişimi ile ilgili bir takım bilgileri verir. Çocukları gerekiyorsa terapiye alabilir. Üstün zekalı çocuklara yapılması gerekenler konusunda aileyi aydınlatabilir” diyerek örneklendirdi:”Örneğin, 7-8 ay civarında bir çocuk ‘dedede..’ veya  ‘mamama…’  şeklindeki tekrarlayan heceleri mutlaka çıkarması gerekir. 1 yaşından itibaren ise direkt babaya bakıp baba, dedeye bakıp dede, anneye bakıp anne diyerek bilinçli hale döner ama şuanda aileler bunu bilmiyor. Anneye dönüp soruyorum çocuk ne zaman konuştu diye, 7-8 aylıkken dede, baba diyordu diye cevaplıyor. Bu farklı bir olaydır, bu konuşma değildir. Ailelerin bu farkları bilmesi gerekiyor ki geciken dönemlerdeki sorunları anlayabilelim.”

“GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI APARTMAN ÇOCUĞU”

Çocuk Gelişim ve Eğitimi Uzmanı Ağılönü, günümüzde çocukların yanlış yetiştirilmesinden ötürü şımarık çocukların yetiştiğini söyledi. Ailelerin bunu çocuklar özgüvenlerini kazanması için yapsalar da, yanlış yöntemler yüzünden çocuğun şımarık yetiştiğini anlattı. Ağılönü, “Ailelere bilgi verilmesi lazım, nasıl denge sağlanacak, çocuk hangi konularda kendi seçimini yapacak ya da özgüvenli bir çocuk nasıl yetiştirilir. Bizler bu konuda eğitimler veriyoruz. Günümüzde bütün çocuklar apartman çocuğu oldu ve bu çocuklar üç yaşından itibaren yani oyun çocuğu olmaya başladıklarında, dört duvar arasında büyükanneleriyle ya da bir bakıcıyla kalıyorlar ya da 24 saat yanında olduğu halde kendisiyle 1 saat bile geçirmeyen anneleriyle birlikte büyüyorlar. Çocukların hepsi sadece yetişkinle iletişime geçiyor. Kendi yaş grupları ile iletişime geçemiyor. Bu durum da ileride sıkıntılar doğurabiliyor. Bizler bu noktada kreşe göndermek konusunda yardımcı oluyoruz” şeklinde konuştu.

“TATMİNSİZ ÇOCUKLAR YARATIYORLAR”

Ağılönü günümüzde hala çocuk eğitiminin nasıl olacağı konusunda dengeyi tutturamadığımızı söyleyerek, “Bizim ülkemizde çocuk eğitimi ataerkil, anaerkil aileden çıkıp çocukerkil durumuna geldi. Anne ve babalar tümüyle çocuklarıyla hareket ediyorlar. Çocuklar ne derse hemen onu yapıyorlar ve geçmişten gelen tatmin edilmeyen duygularını çocuk üzerinden tatmin ediyorlar. ‘Şimdiki oyuncaklar bizim olmadı biz çocuklarımıza her şeyi alalım’ deyip son derce tatminsiz çocuklar yaratıyorlar. Günümüz çocukları hiçbir şeyden mutlu olmuyorlar. Özlemleri, beklentileri ve umutları yok. Bu kadar erken doyum sağlayan çocukların ergenliğe geldiğinde maalesef ki sigara, içki onun ardından da uyuşturucuya yönelme ihtimalleri yükseliyor. Çocuk sınırlanmalı ama nasıl sınırlanmalı, bir pedagog ile görüşüp bunu öğrenebilirler” diyerek uyarılarda bulundu.

2-3 YAŞ: “BİREY OLDUM, İSTEDİĞİM OLMALI!”

Zeynep Handan Ağılönü çocukların belli dönemlerinden bahsederek, aileleri bilgilendirdi. 2-3 yaş döneminden bahseden Ağılönü, bu dönem çocukların egoist olduklarını söyleyerek, isteklerinin hemen yapılmasını istediğini söyledi. Ağılönü, “Bu dönemde çocuklar kendi istekleri hemen olsun isterler ve bunları ağlayarak bağırarak, tekmeleyerek gösterirler. Amaçları o yaş döneminde isteklerin hemen yerine getirilmesidir çünkü çocuklar artık kendisini bir birey olarak görmeye başlar. Böyle görmesinin nedeni ise çocuk kendi başına yürümeye başlıyor, konuşuyor ve en önemlisi tuvalet eğitimini almış oluyor. Tuvalet eğitimi alan çocuklar çişlerini tutabiliyorlar ve istedikleri zaman yapabiliyorlar. Bu onlar için çok büyük bir güç gösterisidir. Daha sonra ‘ben bir bireyim ben isteğim, istediğim zaman olmalı’ diye düşünmeye başlıyorlar” diyerek, bu dönemde mutlaka yardım almaları gerektiğini ailelere iletti.

Bu dönemin kural dönemi olduğunu söyleyen Ağılönü, “2-3 yaş dönemi kural dönemdir. O kural döneminde çok dikkatli kurallar koymalıyız ki çocuk sınırlarını bilsin.  Çevremizde çok fazla ağlayan çocuk var. Aileler çocuklarını ağlatmamak adına, istedikleri her şeyi yapıyorlar. Böylece çocuklar istedikleri her şeyi ağlatarak yapabileceklerini düşünüyorlar. Ağlama davranışını aile pekiştiriyor. Bunun da bir sınırı var. Çocuk anne-baba otoritesini görmeli ve çocuğunda sınırlarını zorlamadan sınırları koyabilmelidirler. Bu dönemde konulmayan kurallar, ileride büyük problemlere yol açabiliyor” dedi.

“İYİ BİR ANASINIFI EĞİTİMİ ÖNEMLİ”

 Ağılönü, “İnformal eğitimden formal eğitime geçildiğinde bir kural dönemi başlıyor. Anasınıfı bu iki dönemin arasıdır. O arada hem informal eğitim hem de formal eğitim vardır. Fakat birinci sınıfa giden çocuk düzgün bir anasınıfı eğitimi almamışsa, ilkokulda sıkıntılar belirmeye başlar.  Bazen bu bile yeterli olmayabiliyor. Düzgün bir anasınıfı eğitimi alan çocuklar davranış problemiyle bana geliyorlar. Ailelere kreşte aynısını yapıyor mu diye sorduğumda, kreş öğretmenlerinin her derdiğini yaptığını söylüyor. Niye evde yapmıyor, çünkü evde dizginleri çocuğun eline vermişler. Çocukta davranış problemi yok, evde problem var. Kuralları yeterince koyamamışlar ki otorite boşluğu oluşmuş. Anne baba bu dönemde çaresiz kalıyorlar. Bazen anne kuralı koyuyor, baba gelip bunu bozuyor. Çünkü baba akşamdan akşama geliyor, neden çocuğu ağlatıyorsun alt tarafı bir çikolata, alt tarafı bir oyuncak ben alırım çocuğum diyerek kuralı bozuyor ve annenin otoritesi sıfırlanıyor. Bir de, anne baba gayet bilinçli kurallar koysa bile, o gün anneanne, dede gibi akrabalar yanındaysa çocuk kural dışı şeyler istiyor ve bu sefer anne baba kuralı ortadan kalkıyor. Bu davranış gittikçe alışkanlık haline gelmeye başlıyor. Özellikle çocuklar şunu keşfeder. Evde anne babası kuralı koyuyor ama dışarı gittiğinde çocuk ağlamaya başlıyor. Ebeveynler de etrafa rezil oluyorum diye yine kuralları bozuyorlar. Anne ve babalar kurallarını net koymalı, birlikte koymalı, üst kuşakları karıştırmamalı ve sabırlı- kararlı olmalılar. Bu beden diliyle, ses tonuyla göstermeliler” tavsiyelerinde bulundu.

 

İKİ BUÇUK YAŞ SENDROMU

Ağılönü çocukların geçirdiği bu sendromundan bahsederek, ”2,5 yaş sendromu, erken ergenlik gibidir. Çocuklar kaprislidir, inatçıdırlar ve sabırsızdırlar. Bu yaşta her şeyi yaparlar hatta ısırma bile vardır. Bazı ebeveynler bana ‘2buçuk yaş sendromu var biliyoruz ama 3bucuk yaş sendromu var mı’ diye soruyorlar. Cevabım ise hayır. O zaman bu çocuğun bitmemiş olan bir 2bucuk yaş sendromu var diyebiliriz. Yine aileler bir uzmanla bu durumu atlatabilirler” ifadelerini kullandı.

“9 AYLIK ÇOCUKTA AYRILMA KORKUSU BAŞLAR”

Ağılönü, çocukların her döneminde farklı bir şekilde geliştiğini ifade ederek,”Her ayın farklı bir gelişimi vardır. 9. ayda çocuklarda ayrılma korkusu başlar. Bu dönemde bakıcıyla, büyükannesiyle kalan çocuk, o bakıcı çıktığında ağlanmaya başlar. Bu ayrılma korkusudur ve ölümle eş değerdir. Çünkü çocuk soyut olarak takip etme özelliğine sahip olmadığı için, gözünün önünden kaybolan şeyin yok olduğunu düşünür. Eğer aile çocuk ağladığında o dönemde bu durumu biliyorsa, gidip görünecektir. Sesini duyuracak ve güvenli bağlanmayı sağlayacaktır. Şuanda güvenli bağlanma sorunu yaşayan çocuklar annelerinin bacaklarına yapışır ya da annesini tekmeler çünkü o dönemde anne ortadan kaybolmuştur güvenli bağlanma oluşmamıştır. Çocuk içinde öfkeyi bu şekilde vurur” şeklinde açıklamalarda bulundu.

“TABLETLE OYNAYAN ÇOCUK ZEKİ ÇOCUK SAYILMAZ”

Günümüzdeki teknolojiden nasibini alan çocuklarla ilgili düşüncelerin aktaran Ağılönü, “Tabletle telefonla oynayan çocuk zeki çocuk değildir. ‘Zeynep Hanım bizim çocuk telefonda benim giremediğim yerlere giriyor, bizim çocuk 2 yaşında konuşmuyor ama telefonu açabiliyor’ şeklinde cümleler duyuyorum. Maalesef ki bu teknolojinin öğrenilmesidir. Bunu yapan her çocuk zeki çocuk değildir. Şimdiki çocuklar tablet telefon kullanıyor diye çok zeki değiller, zeki çocuk hayal gücünü kullanabilen çocuktur. Zeki çocuk bir kalemi belki araba gibi oynayabilen çocuktur. Telefon kullanabilen çocuklar maalesef bu hayal gücünden yoksun kalıyorlar. Şimdi oyuncak da kalmadı oyun da! Çocuklarda zeka var mı hayır sadece teknolojiye endeksli. Problem çözme becerileri yok. Buraya gelen çocuklara, dokuz parçalı, altında resmi olan, basit bir yap-boz veriyorum. O yapbozları yerlerine yerleştiremiyor. Aile diyor ki, ‘Bunları tablette şahane yapıyor.’ Tablette nasıl yapıyor, parmağıyla sürükleyerek yani sadece görsel hafızasını kullanıyor. Ama öbür türlü yapbozu eline verdiğimde el göz koordinasyonu, ince motor becerileri devreye giriyor.  Ne yazık ki burada hata yüzde 99 ailelerde. Hiçbir bir çocuk tableti, telefonu kendiliğinden istemez. Aileler bunları önlerine koyuyor ve alıştırıyor. Daha sonra çocuk istemeye başlıyor. Artık tablet, televizyon elektronik bakıcı olmuş durumda” şeklinde konuştu.

Ailelere tavsiyelerde bulunan Ağılönü, “Telefonu ortada tutmayın, kaldırın rafa. O zaman çocuk bir ister, iki ister, üçüncüde vazgeçer. Ailelerin de artık oyun oynamayı bilmiyor. Anneyle görüşürken baba ve çocuğu içerde oyun odasına alıyorum,  bir bakıyorum baba oturmuş telefonla oynuyor çocuk içerde ne kadar oyuncak varsa talan etmiş. Halbuki, baba otursa karşısına hadi şunlarla oynayalım dese çocuk da oynayacak. Aileler çocuklarıyla oyun oynamaya başlamaları gerek” dedi.

“GÜNÜMÜZ HASTALIĞI: SAHTE OTİZM”

Ağılönü eskiden olmayan, ama teknoloji yüzünden ortaya çıkan sahte otizm ve sahte hiperaktiviteyi şu şekilde anlattı: “Günümüzde artık sahte otizm ve sahte hiperaktivite rahatsızlıkları var. Bunlar eski rahatsızlıklar değil yeni hastalıklar. Sahte otizmde, kim bakıyorsa çocuğa televizyon karşısına oturtturuyor, sabahtan akşama kadar televizyon seyrediyor. İletişim yok, göz kontağı yok. Zaten otizmin ana temellerinden biri iletişimsizliktir, zekâlarında hiçbir sorun yoktur fakat iletişim yoktur. Bütün bunlar olduğunda otizm belirtileri göstermeye başlıyor. Günümüzde buna çok sık rastlıyoruz. Sahte hiperaktivite ise, televizyonda saniyede 24 kare olayından çıkan bir hastalık. Televizyon saniyede 24 kare gösterir ve biz bunları algılayamasak da gözlerimiz bunu algılıyor. Beynimize geçiriyor. Çocuk küçükken televizyon seyretmez sadece geçen hareketleri seyreder. Bu yüzden televizyonda sürekli hareketleri takip eder. Bu da otomatik olarak hareketliliğe sebep olur. Çocuk bütün hareketlerini hızlı hızlı yapmaya başlar. Bunlar sahte hastalıklar ama bunların temelinde yatan neden kitle iletişim araçlarıdır” ifadelerinde bulundu.

ÇOCUK GELİŞİM UZMANLARI VE ÇOCUK DOKTORLARI

Ağılönü, “Biz çocuk gelişimi ve eğitim uzmanlarının çocuk doktorları ile çatıştıkları konular vardır. Onlar tıbbi olarak olaya bakarlar ve eğitimsel olarak bazı şeyler kaçırabiliyorlar. Bunlardan bir tanesi doktorlar ‘6 ay boyunca çocuğa kesinlikle anne sütü verin. Anne sütü içerisinde sıvı vardır ve kesinlikle su vermeyin’ diyorlar. Suyun tadına alışmayan bir çocuk 6 aydan sonra su ile karşılaştığında çok nadir olarak suyu sevebiliyor. Ben her zaman bana danışanlara diyorum ki 3-5 çay kaşığı suyun tadına alıştırın çocuğu. Bir diğer konu ise, doktorlar çocuklara 30 aylık olana kadar asla tuvalet eğitimi vermeyin diyorlar ama bu da bence bir hata. 18 aydan sonra tuvalet kontrolünü sağlayan kaslar gelişmeye başlar. Tutma ve bırakma refleksi oluşur. 18 ay ile 24 ay arası bunun verilmesi gerekir. Doktorlar çıkardı 30 aya. 24 aydan sonra 2 yaş sendromu yani inat dönemi başlıyor.  İnat döneminde tuvalet eğitimi alan çocukların yüzde 90’ında da kaka tutma olayı var. Eskiden bu yoktu şimdi bu durum ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

“Bir yaşına kadar çocuk her ay çocuk doktoruna götürülür. Oysaki çocuk doktoruna değil, pedagoga götürülmesi gerekir” diyen Ağılönü sözlerine şu şekilde devam etti: “Çocuk doktoru, çocuğun hastalığından anlar. Eğer bir rahatsızlığı varsa bakar inceler. Bir gün bir hastam geldi. 2 buçuk yaşında bir çocukta zihinsel gerilik var. Takip eden doktorunuz var mı diye soruyorum, evet var ama hiç söylemedi dediler. Çocuk doktorları bu tarz durumları fark edemiyorlar. Her doktor için söylemiyorum tabi ki ama böyle vakalara çok rastladım.”

“ÇOCUKLARA KÜÇÜKKEN SEBZELERİ TATTIRIN”

Çocukların yemek yeme alışkanlıkları için tavsiyelerde bulunan Ağılönü, “Şuanda çocuklarda beslenme problemleri de çok fazla. Bu yüzden bir buçuk yaşına kadar sadece anne sütü değil, anne sütü artı ek besinler yoğurt, şeftali gibi başlaması gerekiyor. Çocuklar sebzeyi erken verilmediği için sevmez. Çocuklarına sebze yedirmiyorlar. Ek gıdalar sebze çorbası ile başlar. Tükürüyor diyorlar. Çocuklar belli bir dönemde, 6-7 aylık iken itme refleksleri vardır. Ağzına kaşık değdiğinde iter. Aileler bunu bilmediği için tükürüyor der. Bunu bilmeyince de sebzeyi vermez, kolay olan gıdalara yönelir. Çocuğa tarttırılmayınca çocuklar hiçbir tadı almıyor. Ne kadar erken o kadar iyi. Aile uğraşacak çeşitlendirecek sebze yemeklerini” dedi. 

  Kaynak: Gizem Tuğçe Bayhan   Bu haber 1321 defa okunmuştur.
ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj HABERLERİ
  Güncel HABERLERİ
Analig müsabakaları sona erdi Analig müsabakaları sona erdi Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) 2017-2018 sezonu voleybol grup müsabakaları 14 O..
Üzerine çıkmadan çalıştırdığı traktörün altında kaldı Üzerine çıkmadan çalıştırdığı traktörün altında kaldı Bayramiç ilçesinde, yağ değiştirmeye götürdüğü traktörünü üzerine çıkmadan çalış..
Evi yanan aileye Çanakkalelilerden destek Evi yanan aileye Çanakkalelilerden destek Kepez’de üç katlı bir evde sobadan çıkan yangında büyük maddi kayıp yaşayan aile..
Betül İşçi Çanakkale Barosu ailesine katıldı Betül İşçi Çanakkale Barosu ailesine katıldı Betül İşçi, düzenlenen törenle yemin ederek avukatlığa başladı. Tören, Baro Başk..
  Ekonomi HABERLERİ
Tümsek’ten Aralık ayı ile ilgili uyarı Tümsek’ten Aralık ayı ile ilgili uyarı Çanakkale SGK İl Müdürü Basri Tümsek personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alı..
Doku kültürüyle firmaların kayıpları azalacak (VİDEO) Doku kültürüyle firmaların kayıpları azalacak (VİDEO) Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Böl..
Zam şampiyonu belli oldu Zam şampiyonu belli oldu Aralık 2017'de en yüksek fiyat artışı yüzde 23,10 ile patlıcanda, en fazla fiyat..
Memur ve emeklilerin alacağı enflasyon zam farkı belli oldu Memur ve emeklilerin alacağı enflasyon zam farkı belli oldu Memur ve memur emeklilerinin yeni yılda alacağı enflasyon farkı zammı ile işçi e..
  Siyaset HABERLERİ
Basın, Demokrasinin Gelişmesi İçin Önemlidir Basın, Demokrasinin Gelişmesi İçin Önemlidir AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, 10 Ocak Çalışan ..
İl Gençlik Kolları Kongresi yaklaşıyor İl Gençlik Kolları Kongresi yaklaşıyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale İl Gençlik Kolları kongresi 14 Ocak 2018..
İyi Parti Merkez İlçe’den kaynaşma yemeği İyi Parti Merkez İlçe’den kaynaşma yemeği İYİ Parti Merkez İlçe yönetimi tarafından düzenlenen akşam yemeği gerçekleştiril..
Öz otel açılışına katıldı Öz otel açılışına katıldı CHP Çanakkale Milletvekili, TBMM Başkalık Divanı Üyesi Bülent Öz, Biga köylerind..
  Spor HABERLERİ
 Başarılı voleybolculardan Kaymakam Can'a ziyaret Başarılı voleybolculardan Kaymakam Can'a ziyaret Çanakkale'nin Biga ilçesinde, Safiye Hüseyin Elbi Mesleki ve Teknik Anadolu Lise..
Lider Umurbey Belediyespor'un rakibi Çanakkale Gençlikspor Lider Umurbey Belediyespor'un rakibi Çanakkale Gençlikspor Basketbol Yerel Lig Büyük Erkekler B Grubu'nda yenilgisiz liderliğini sürdüren U..
Şahinali Terzi Dardanelspor’da Şahinali Terzi Dardanelspor’da Çanakkale Dardanelspor ara transferde 27 yaşındaki başarılı orta saha oyuncusu Ş..
Çanakkale beyaza büründü; üniversiteliler kar topu oynadı Çanakkale beyaza büründü; üniversiteliler kar topu oynadı ÇANAKKALE’de sabaha kadar etkili olan kar yağışı nedeniyle kent beyaz örtüyle ka..
  Dünya HABERLERİ
Bilim adamları açıkladı! Sadakatsizlik geni bulundu... Bilim adamları açıkladı! Sadakatsizlik geni bulundu... İsveçli bilim adamları, erkeklerde uyumsuzluğa, sadakatsizliğe, aile hayatında ..
Bartholomeos, 25. Yılını Gökçeada’da Kutladı Bartholomeos, 25. Yılını Gökçeada’da Kutladı Fener Rum Patriği Bartholomeos’un, patrik seçilişinin 25'inci yılı nedeniyle Çan..
Kadınlar Kütüphane Haftasında Sokakta Kitap Okudu Kadınlar Kütüphane Haftasında Sokakta Kitap Okudu AK Partili kadınlar, Kütüphane Haftasını sokakta kitap okuyarak kutladı.
Apple en yüksek kar rekorunu kırdı Apple en yüksek kar rekorunu kırdı Apple, ilk çeyreğinde 18,4 milyar dolar kar elde ederek, dünya çapında halka açı..
  Yerel HABERLERİ
Biga'da deve güreşleri heyecanı Biga'da deve güreşleri heyecanı Çanakkale’nin Biga ilçesinde, yılın en büyük deve güreşi organizasyonu olan 3’nc..
Çanakkale'de  kaçak göçmenleri taşıyan bot battı! 1 ölü Çanakkale'de kaçak göçmenleri taşıyan bot battı! 1 ölü Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi Sivrice mevkiinden Yunanistan'ın Midilli Adası'na g..
resim yok İŞTE ÇANAKKALE GAZETESİ İŞTE ÇANAKKALE GAZETESİ
Boğaz Köprüsü İçin Çalışmalar Başladı Boğaz Köprüsü İçin Çalışmalar Başladı Lapseki ile Gelibolu ilçelerimiz arasında yapılması planlanan boğaz köprüsünün f..
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI