EVLAT ACISI

 Tarih: 13-01-2018 11:42:35
Harun BAYTEKİN

Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın, Allah sıralı ölüm versin diye hep dua ederiz ama hep sözün bittiği yerler olur. İnsan tıkanıp kalır. Tıkansan da bazen aklına gelen bir iki satırla izah etmeye çalışırsın. İşte öyle bir gündü Perşembe günü.

            Kardeşimiz Mustafa Özkan’ın Sevgili Oğlu Hasan aramızdan uçup gidiverdi Perşembe günü. Zamanı geri sarmak belki düzeltir miydi bilinmez ama Sevgili Hasan, öyle güzel yazılar yazmış, öyle mektuplar döşenmiş ki, konduramamak var ya, bilememek var ya. Hepsini açıklamaya yetiyor.

            Duyunca bütün dostları gibi inanamadık. Böyle cevval, böyle dalyan gibi, cıva gibi delikanlı nasıl olur da kaçıverir aramızdan. Babası, namıyla Kara Hasan’ın oğlu, Arıcıoğlu, Kara Mustafa, ne kadar metanetli olmaya çalışsa da çektiği ıstırabı görmek zor değil. Dede için, Hasan Abi için ‘Oğul Balını’ yitirmek çok daha zor. Allah hiç kimseye yaşatmasın.

            Hasan, son günlerde gideceğinin işaretlerini hep vermiş. Yeni bir hayata yöneldiğini kim düşünebilir ki? Selvi gibi boyuna kim yakıştırabilir ki? Dedeleriyle helalleşmesi, büyük dedelerinin yanını istemesi, biricik evladını Sevgili Babasına emanet etmesi, yakın çevresiyle, akrabalarıyla helalleşmesi hep gitmeye hazırlandığının işaretleriydi ama ah demekten ötesi yok. Dalyan gibi duruşun içinde kuş kadar hassas, ipek kadar ince bir Yürek, taşıyamadı işte hayatın yükünü. İçinde hangi fırtınaların estiğini bilmek mümkün değil. Hep gülen, atak, özverili, emeğini, zamanını sakınmayan, her yere, herkesin sesine koşan bir Hasan tanıdık.

            Cumaya denk getirin dedi o da oldu. Malum Perşembe ikindiden sonrası Cuma akşamı, Cumayı karşılayan akşam olarak bilinir.

Bütün Kepez, çevre köyler son görevlerini yerine getirmek için koşup gelmişlerdi. Binlerce seveni, yüzlerce arabayla Karapınar’a, Büyük Dedelerinin yanına Hasan’ı ebedi hayatına göndermeye gelmişti. Mahşeri bir kalabalığın içinden sessizce elveda deyip gidiverdi Hasan. Gök ağladı, sevenleri daha çok ağladı, göğün gözyaşları hiç durmadı, sevenlerinin de.

            Daha dün gibi. Yazın arıları Özbek köyüne götürecektik. Mustafa’yı aradım. Karşıda, arıların yanındayım, Hasan’ı ara, onunla götürüverin deyince, öyle yaptık. Hani Mustafa’nın arı yönetimi konusunda uzmanlığı hepimizden fazladır. Onunla birlikte gitmek her zaman bize güven verir. Bazen kovandan arı çıktığında heyecan yaparız, O problemi çözer. Sağım da yapamadığımızdan beton gibi kovanları, Hasan’la benim oğlan kuş gibi uçuruverdiler kamyonun üstüne. Her zaman olduğu gibi, kovanlardan biri arı kaçırdı. Hasan, Harun Abi, bunu yerine geri koyalım, girerler içine, en sarıveririz dedi. Öyle yaptık. Aha dedim içimden Babası gibi bir uzman geliyor.

            Arkadaşları neler bilmiş, neler yazmışlar sayfasında. Yüzlercesinden bir tanesi, hepsini özetliyor: ‘Ah be güzel Allah’ım ne zor imtihan ediyorsun. Hiç bir söz bu acıyı anlatamaz, hafifletemez. Canım, kanım, Allah mekânını Cennet eylesin, kalanlara, bizlere sabır versin. Huzur içinde uyu.

            Babasının dediği gibi, tamiri, tedavisi, telafisi yok. Bundan sonrası eksik. Mekanın cennet olsun. Nur içinde yatasın Hasan. 

  Bu yazı 1199 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI