OF THE RECORD…

 Tarih: 27-12-2017 11:29:13
Hasan Sami ER

Otobüs savaşları adlı yazımın sonucunda durağın hastane önüne konduğunu yazmıştım.

Yorgan yandı, kavga bitti (mi)?

.

Şimdi aşık atışmaları başlar.

.

“Şöhret olmak isteyen gelsin.”

.

“Zaten görevi olan bir şey için teşekkür beklemesin.”

Gibi laflar gidip gelecek.

.

Ama şu cümlenin neden söylendiğini, yıllarca siyaset takip eden biri olarak anlamadım.

Zaten göreviydi, teşekkür beklemesin.

.

Hükümet iktidara gelirken Türkiye’nin sorunlarını çözeceğini, ihtiyaç olan yatırımlar yapacağına dair sözler verir.

Bunları evdeki hesap çarşıya uyarsa yapar, yapamazsa halk değerlendirir ve gereğini yapar.

.

Teşekkür beklemesin diyenler kendi icraatları için aynı cümleyi söyleyecekler mi?

Teşekkür beklemeyecekler mi?

Bakacağız…

Bir soruydu benimki.

.

Ha!

Şöhret olmak isteyenlere cevap bir yandan doğru, bir yandan fazla.

.

Duraksız insanlar üşüyor.

Oraya müdahale etmesi gerekenler birbirine girip “Sen yap, ben yapayım” kavgasına girmişlerse olaya müdahil olacak kişi validir.

.

Bir üçüncü kişinin olaya otobüsle müdahil olması, “İki kişi konuşurken üçüncüye…” Diye devam eden ve halk arasında iyi bilinen bu sözü dinlemek düşer

Kimsenin müdahale etmediğini düşünen hayırlı vatandaş, yavaş yavaş otobüs göndererek gayet masum bir girişim yapmıştır (mı acaba?)

.

Günümüzde siyasetin her alanının bu kadar kirli olması karşısında samimiyetlerin kaybolması ile otobüs “Üşürlerse üşüsünler” mantığı içinde durak olarak kullanılmaktan alıkonulmuştur.

.

Sonuçta yaygara kopmuş, durak yapılmıştır.

.

Halk “Madem yapıldı neden ısıtmalı değil, neden interneti yok” gibi isteklerde de bulunabilir.

.

Onlara “Denizi buldun, yosununu arama” demek düşer mi?

Anlamam.

Durağı koyanlar karar versin.

 

***

Kolin Hotel’de yapılması planlanan CHP İl Başkanlığı seçiminin ertelenmesinin karanlık noktalarını aralamak için yapılacak tek iş, CHP İl Başkanı Nejat Önder’e ulaşmaktı.

.

Sorulacak sorular şunlardı;

Neden orası seçilmişti?

Neden karşı çıkıldı?

 

Araştırmacı kişiliğimiz bunu gerektirirdi.

.

Ama ben “Amaannn, ne olacak ki” diyerek kulağımın üzerine yattım.

“Nasılsa biri yapar” dedim.

.

Ancak kader ağlarını örmüş, beni Tarla Sokak’tan geçerken Önder ile karşılaştırıvermişti.

.

Kendisini okul yıllarından ve mahalleden tanıdığımdan samimi bir şekilde sordum;

“Ne oldu da, ne oldu?”

.

Anlattı.

Anladım.

.

Birilerinin Kolin Hotel’i istediğini, kendisi dışında bir gelişmeye giderayak “Hayır” demek istemediğini ima etti...

.

Karşı çıkanların hangi niyetleri olduğunu tahmin ederek söyledi.

.

Bunları da sizlere yazmamam gerektiğini (off the record) şeklinde anlattı.

.

İşin en kötü yanı şu;

Ben biliyorum, size yazamıyorum.

 

Anladım.

.

Birilerinin Kolin Hotel’i istediğini, kendisi dışında bir gelişmeye giderayak “Hayır” demek istemediğini ima etti...

.

Karşı çıkanların hangi niyetleri olduğunu tahmin ederek söyledi.

.

Bunları da sizlere yazmamam gerektiğini (off the record) şeklinde anlattı.

.

İşin en kötü yanı şu;

Ben biliyorum, size yazamıyorum.

  Bu yazı 3109 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI