KIRMIZI DON…

 Tarih: 31-12-2017 09:51:01
Hasan Sami ER

 

Eh işte geldi yılın son günü.

Ne umutlarla başladığımız 2017 senesi, artık tarih oluyor.

.

Herkesin bir beklentisi vardı.

Okul kazanmak,

Okul bitirmek,

Evlenmek,

Çocuk sahibi olmak,

Oğlunu, kızını evlendirmek,

Ev, araba, bağ bahçe sahibi olmak.

Ticarete atılmak,

Torun sahibi olmak.

.

Hayaller belki gerçekleşti, belki başka senelere kaldı.

Ama öyle, ama böyle sonuçta bir yıl geçti.

.

Memleket neredeydi, ne hale geldi?

Kimisi “İyi oldu” derken, kimisi “Battık” dedi.

.

Benim gibiler “Bir yıl daha yaşlandık” dedi belki de.

Eşim gibilerin öyle bir derdi yok.

Onlar hep aynı yaştalar.

Bu memlekette artmayan tek şey, kadınların yaşları çünkü…

.

Neyse “Yenisi geleceğinden eskisinin hükmü yoktur” şeklindeki söz ile başlayalım yazımıza.

.

İşte size gıpgıcır 2018.

Tepe tepe kullanın.

Bizlere neler getirecek, neler götürecek bilemeyiz?

.

Ama şans manasında pazarlama tekniği olarak satılan “Kırmızı giy şansın bol olur” şeklindeki sloganı ezberlettiler.

.

“Haydi len! Olur mu öyle şey” diyene gösterdikleri en güzel örnek Noel baba.

“Baksana koskocaman adam bile kırmızı don giyiyor, boşuna mı?”

“İyi ama şanslı olsa bacadan girmezdi?”

“Karıştırma orasını.”

.

“Üstü açık kızakla buz gibi havada dolaşıp duruyor. Sıcak bir yuvası yok”

“Elleme orayı”

“Etrafında kimse olmadığından sürekli bir geyik muhabbeti yapıyor ama…”

“Ulan geyiği var diye…”

.

Kırmızıyı iç çamaşır olarak pazarlamalarını ise anlayamadım.

İnsanın sadece kendi gördüğü bir rengin şans getirmesi ne kadar doğrudur bilemem.

.

Ama hikayesi ilginç;

1956 yılında iflas eden Amerikalı bir iç çamaşırı satıcısı Henry George, kadınların sutyen ve külotları takım olarak kırmızı renkte alırken, tek külot alanların sadece siyah ya da beyaz renkleri tercih etmelerini fark etmiş.

Hemen çalışanlarıyla bir toplantı düzenleyen George, kırmızı külotları satmak için bir strateji geliştirmiş.

Yılbaşından bir hafta önce üç yıldır satamadığı kırmızı külotları yakın çevresindeki kadınlara hediye ederek, bunun onlara şans getireceğini söylemiş.

31 Aralık günü George’un deposunda kalan kırmızı külotların hepsi tükenirken, kırmızı külotların şans getireceği kulaktan kulağa yayılmış ve dünyada gelenek haline gelmiş.

.

Külot kelimesi Fransızca “Culotte”dan; “Culette” ise “Popo” anlamındaki Fransızca “Cul” ve Latince “Cülus” köklerinden geliyormuş.

Halk arasında yaygın olan “Don”un kökeni ise, Orhon Türklerinin kullandığı “Ton” sözcüğüymüş.

.

Laf dondan açılmışken, meğer Avrupa’da külot giyme alışkanlığı 19. yüzyılın başlarından itibaren yerleşmiş, bu tarihe kadar Avrupa'da iç çamaşırı giymek, ayıp karşılanıyormuş.

Yani biz Türkler “Tuman” giyerken, onlar donsuzmuş.

.

Etrafınızda “Kırmızı don neymiş?” diyenlerin çoğunun bunu giydiklerini biliyor musunuz?

Yalan mı?

Peki, o zaman yılbaşı öncesi tonlarca satılan kırmızı donu kim giyiyor?

 

 

  Bu yazı 2481 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HABER ARŞİVİ
YUKARI